İngilizce gelecek zamanla ilgili sorularınız varsa burada sorabilirsiniz. Ama öncesinde konu anlatımı ve alıştırmaları görmek isterseniz bu bağlantıya tıklayınız.
Gelecek (going to)
3 Responses to “Gelecek (going to)”
Pings responses to this post
You must be logged in to post a comment.
will ile be going to yu ayırt edebilmemiz için biraz daha örnekler rica ediyorum
İnanın bu iki zamanın kullanımı dile tam hakim olmakla, bu da gidip İngilizce konuşulan yerlerde yaşamakla mümkün. Ben bu sebeple öğrencilerime bu iki zamandan birini seçmelerini gerektiren sorular sormamaya çalışıyorum. Kabaca ifade etmek gerekirse going to köşeli bir zamandır. Yani olacağı ya da yapılacağı kesin / belli / planlanmış işleri anlatmakta kullanılır. Will ise yuvarlak bir zamandır. Mesela konuşma anında verdiğimiz kararları (örnek: Well, I think I will go with you = Pekala, sanırım seninle geleceğim), geleceğe ilişkin tahminleri (örnek: I believe Manchester United will beat Arsenal = M.U. takımının Arsenal’i yeneceğini düşünüyorum) ve benzer ifadeleri (ör: When you grow up you will understand that the world is cruel = Büyüdüğünde dünyanın zalim olduğunu anlayacaksınb) anlatmak için kullanılır.
Biz dinlerken ya da okurken bu iki zamandan hangisinin kullanıldığı pek bir önem taşımaz, sonuçta gelecekten bahsedildiğini anlarız. Konuşurken ya da yazarken bu iki zamandan doğru olanı kullanmadığımız takdirde yine bir sorun olmaz çünkü okuyan da bizi anlar, belki İngilizcesi o kadar iyi değilmiş der geçer
Benim tavsiyem bu tür ayrıntılara çok fazla takılmadan bu dille mümkün olduğunca haşır neşir olmaktır ki bu da biz Türkiye’de yaşayan insanlar için okumakla mümkündür. Sitemizde bol miktarda okuma parçası bulabilirsiniz. Bunları her satırını her kelimesini anlamaya çalışmadan okuyunuz çünkü bundan maksat dilin mantığını zihnimize oturtmaktır; İngilizce’nin sarsılmaz cümle yapısı özne + fiil + nesne’yi bir mekanizma gibi beynimize yerleştirmektir.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
her şey için teşekkür ederim tavsiyenize uyucazzzz…..